turn on - Turkish English Dictionary

turn on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "turn on" in Turkish English Dictionary : 29 result(s)

English Turkish
Common Usage
turn on v. açmak
Make sure that the power cable is connected to the back of the monitor and that the power button is turned on.
Güç kablosunun monitörün arkasına bağlı olduğundan ve güç düğmesinin açık olduğundan emin olun.

More Sentences
General
turn on v. yakmak
Because she was cold, she turned on the stove.
Üşüdüğü için sobayı yaktı.

More Sentences
Technical
turn on v. çevirmek
The mirror should be turned on ourselves.
Aynayı kendimize çevirmeliyiz.

More Sentences
turn on v. dönmek
She turned on her lover.
Sevgilisine sırtını döndü.

More Sentences
Computer
turn on exclam.
Please, turn on the light!
Lütfen, ışığı aç!

More Sentences
General
turn on v. düşman olmak
turn on v. elektrik yakmak
turn on v. bağlı olmak
turn on v. saldırmak
turn on v. cinsel istek uyandırmak
turn on v. elektronik eşyaları açmak
turn on v. bakmak
turn on v. açmak (cihaz vb)
turn on v. merakını uyandırmak
turn on v. esritmek
turn on v. tahrik etmek
turn on v. ilgisini uyandırmak
turn on v. heyecanlandırmak
turn on v. azdırmak
turn on v. cinsel arzu uyandırmak
turn on v. aniden saldırmak
Phrasals
turn on v. zıt düşmek
turn on v. sert cevap vermek
turn on v. aynen karşılık vermek
turn on v. cevabı yapıştırmak
Technical
turn on v. döndürmek
turn on v. iletime geçmek
Computer
turn on expr. etkinleştir
Slang
turn on v. (ilk defa) kafa yapıcı madde kullanmak

Meanings of "turn on" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
turn someone on v. cinsel olarak tahrik etmek
turn somebody on v. tahrik etmek (cinsel anlamda)
turn somebody on v. heyecanlandırmak
turn one's back on v. sırt çevirmek
turn one's back on v. dirsek çevirmek
turn thumbs up on v. kabul etmek
turn on the light v. ışığı yakmak
turn somebody on v. azdırmak
turn the tables on v. durumu tersine çevirmek
turn thumbs down on v. kabul etmemek
turn something on v. açmak
turn thumbs down on v. reddetmek
turn somebody on v. heyecanlandırmak (cinsel)
turn the light on v. ışık yakmak
turn one's back (on somebody) v. sırt çevirmek
turn on the power switch v. şalteri kaldırmak
turn on the water v. suyu açmak
turn on a lamp v. lamba yakmak
turn on a switch v. şalter kaldırmak
turn on the tap v. suyu açmak
turn on the lights v. ışıkları açmak
turn on the camera v. kamera açmak
turn in on himself/herself v. içine kapanmak
turn the four-way flashers on v. dörtlüleri yakmak
turn the flashers on v. dörtlüleri yakmak
turn on the high beams v. uzunları yakmak
turn on the high beams v. uzun farları yakmak
turn on the high beams v. uzun farları açmak
turn the light on v. ışığı açmak
turn on the light v. ışığı açmak
turn on the computer v. bilgisayarı açmak
turn on the television v. televizyonu açmak
turn on the taps v. muslukları açmak
turn down the heat on v. ocağın altını söndürmek
turn on the oven v. fırını açmak
turn the back on one v. sırtını dönmek
turn the back on one v. terk etmek
turn the back on one v. bırakmak
turn the back on one v. vazgeçmek
turn on the stove v. ocağın altını yakmak
on the turn adv. dönüm halinde
Phrasals
turn (one) on to (something) v. (birini) ilgilenebileceği, sevebileceği bir şeyle tanıştırmak
turn (one) on to (something) v. (birine) ilgilenebileceği, sevebileceği bir şey önermek
turn (one) on to (something) v. (birini bir şeyden) haberdar etmek
turn on to (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgilenmek
turn on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) hayran olmak/bayılmak
turn on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) yönelmek
turn on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) ilgi duymak
Phrases
on the turn expr. ekşimek üzere
turn on tune in drop out expr. lsd kullanımını özendiren bir slogan
Idioms
turn on the waterworks v. ağlamak
turn on the waterworks v. gözyaşı dökmek
turn the tables on someone v. ayağını kaydırmak
turn on the waterworks v. iki gözü iki çeşme ağlamak
turn the tables on someone v. durumu birinin aleyhine çevirmek
turn one on v. merakını uyandırmak
turn on one's heels v. birdenbire dönmek
turn on one's heels v. dönüp gitmek
turn one's back on v. sırtını dönmek
turn one's back on v. dikkate almamak
turn one's back on v. aldırış etmemek
turn one's back on v. geri çevirmek
turn one's back on v. yardımı talebini kabul etmemek
turn the heat on v. baskıyı yoğunlaştırmak
turn the heat on v. sıkıştırmak
turn the heat on v. baskı yapmak
turn on one's heel v. birden dönmek
turn on one's heel v. birdenbire dönüp gitmek
turn on a dime v. aniden seyrini değiştirmek
turn on a dime v. aniden yönünü değiştirmek
turn one's back on someone v. birisine sırtını çevirmek
turn one's back on someone v. birisine sırt çevirmek
turn on a dime v. sert bir manevra yapmak
turn on a dime v. (dar) bir virajdan dönmek
turn something on its ear v. altüst etmek
turn something on its ear v. baştan sona değiştirmek
turn something on its head v. bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
turn something on its head v. bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
turn something on its head v. bir şeyi tamamen değiştirmek
turn the heat up on someone v. birine baskı yapmak
turn up the heat on someone v. birinin üzerindeki baskıyı artırmak
turn the heat up on someone v. birinin üzerindeki baskıyı artırmak
turn up the heat on someone v. birine baskı yapmak
turn on one's heel v. aniden gitmek
turn in on oneself v. içine kapanmak
turn thumbs down on something v. kabul etmemek
turn thumbs down on something v. olumsuz bulmak
turn thumbs down on something v. reddetmek
turn thumbs up on something v. olumlu bulmak
turn something on its ear v. bir alanda çığır açmak
turn the tables on someone v. (birine karşı) avantajı kendi lehine çevirmek
turn (someone) on to (something) v. (birinin) ilgisini (bir şeye) çekmek
turn the screw on someone v. birini sıkıştırmak
turn the screws (on someone) v. (birini) tehditle bir şey yapmaya zorlamak
turn the screw on someone v. birine aşırı baskı uygulamak
turn the screw on someone v. birini tehditle bir şey yapmaya zorlamak
turn the screw (on someone) v. (birini) köşeye sıkıştırmak
turn the screw (on someone) v. (birini) tehditle bir şey yapmaya zorlamak
turn the screw (on someone) v. (birini) sıkıştırmak
turn the screws (on someone) v. (birine) aşırı baskı uygulamak
turn the screws (on someone) v. (birini) sıkıştırmak
turn the screw on someone v. birini köşeye sıkıştırmak
turn the screw (on someone) v. (birine) aşırı baskı uygulamak
turn the screws (on someone) v. (birini) köşeye sıkıştırmak
turn in on (oneself) v. yıkılmak
turn in on (oneself) v. çökmek
turn in on (oneself) v. yıkıma uğramak
turn in on (oneself) v. içsel bir felaket yaşamak
turn on a sixpence [uk] v. sınırlı bir alanda dönmek/manevra yapmak
turn on a sixpence [uk] v. birden bire dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. manevra yapması zor bir noktada/yerde dönmek
turn on a sixpence [uk] v. ansızın dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. hızlıca dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. anında dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. bir anda dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. durup dururken dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. aniden dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. birdenbire dönmek/değişmek
turn on a sixpence [uk] v. dar alanda dönmek/manevra yapmak
turn (one's) back on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sırt çevirmek
turn your back on somebody/something v. birine/bir şeye aldırış etmemek
turn (one's) back on (someone or something) v. (birine/bir şeye) aldırış etmemek
turn on the heat v. sıkıştırmak
turn on the heat v. baskı yapmak
turn your back on someone v. birine sırtını dönmek
turn up the heat (on someone or something) v. (bir şey) üzerindeki baskıyı artırmak
turn up the heat on v. -e baskı yapmak
turn your back on v. '-e aldırış etmemek
turn up the heat (on someone or something) v. (birini/bir şeyi) sıkıştırmak
turn your back on somebody/something v. birini/bir şeyi geri çevirmek
turn your back on something v. bir şeyi reddetmek
turn the heat on (someone) v. (birini) sıkıştırmak
turn the heat on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerindeki baskıyı artırmak
turn your back on somebody/something v. birine/bir şeye dirsek çevirmek
turn your back on somebody/something v. birine/bir şeye sırt çevirmek
turn your back on v. -e sırt çevirmek
turn up the heat (on someone or something) v. (bir şey) üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmak
turn on the heat v. baskıyı artırmak
turn your back on somebody/something v. birine/bir şeye sırtını dönmek
turn up the heat on v. üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmak
turn your back on someone v. birine sırt çevirmek
turn up the heat on v. '-i sıkıştırmak
turn up the heat (on someone or something) v. (birine/bir şeye) baskı yapmak
turn thumbs down (on someone/something) v. (birini/bir şeyi) olumsuz bulmak/değerlendirmek
turn on the heat v. bastırmak
turn (one's) back on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sırtını dönmek
turn on the heat v. baskıyı yoğunlaştırmak
turn the heat on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmak
turn your back on somebody/something v. birini/bir şeyi dikkate almamak
turn your back on someone v. birini dikkate almamak